heimlich
Monday, December 06, 2010
Havalar Sular Buralar
Tuesday, November 23, 2010
MERAK
Soruyor ağlamaklı, "ne için?"
Kadınlı, erkekli kalabalıklar niçin?
Zihinleri bir akbaba sürüsü misali aç
Dönüp duruyorlar, bir fırsat kolluyorlar
Ameliyata aldıkları her bir hayattan
masada kalanları tırtıklamak için.
Koşuyor, duruyor ve insan
Soruyor tıknefes, "ne için?"
Bu yokuşlar, inişler niçin?
Balığa öykünüyor, kuşa öykünüyor
Oysa sevinmedi mi geçtiğine o sınavdan, hani
emeklemek, ayağa kalkmak
Tutunmadan yürüyebilmek için?
Yatıyor, uyuyor ve insan
Soruyor düşünde, "ne için"?
Yüksekten düşmeler, alçaktan uçmalar niçin?
Kırk tilki, bin öykü, arzu nesnesi
Sanki gerçekmiş gibi o katilin nefesi
Korkarak, bacakları hissiz, kocaman açılınca gözleri
"Oh be, rüyaymış!" diyebilmek için.
23-24.11.2010
Monday, June 28, 2010
Birsen Tezer ve Vedat Sakman (ya da İstanbul ve Ankara)
Ankara'da sensiz olmak zor iki gözüm
Sözlerin bugün kırık, umarsız, kördüğüm
Ankara'da sensiz olmak zor iki gözüm
Ankara'da aşık olmak zor iki gözüm"
Saturday, September 06, 2008
Şarkı söylerim
Şu hayatta kölesi olacağım tek şey varsa odur
Cesaretsizliğimin en ağır bedeli...
Aşk gibi, yemek gibi, hava gibi, sevişmek gibi
Beğenmesem de vazgeçemediğim
Vazgeçsem öleceğim
Ve kölesi olacağım tek şey varsa o...
Kurduğum ilişkinin kurulmuşlarla alakası yok
En düşsel heyecanlardan daha heyecanlı
Tüylerimin ürpertisi
Söylerken en sevdiklerimden bir nakarat
Haydi
Sana bu biçileni çıkar at!
Şimdi sanki hemen oluverecek mi?
Olursa bütün telaşlarım diniverecek mi?
Ah!
Bağdaş kurup hayatın orta yerine
Dolasam bir melodiyi dilime
Ağzımdan çıkan her ses hayat gibi mi?
Ben sadece kendim için şarkı söylesem
Yetmez mi?
Bir ömür
Böyle
Geçmez mi?
Wednesday, May 28, 2008
şihir

Pijamalarımla ben apartman ıssızlığına gömülüyorum
Koşmayı da hiç sevmem aslında
Altımda asfalt, altımda pijamam
Uykuluyum yarı rüyada
Şehrin tozuna dumanına bulanıyorum
Şehirliyim, itiraf ediyorum
Seviyorum, yanımdan insanlar geçiyor
Geçiyor karşıma bütün dünyasıyla
Bütün bu dünyaları kim seçiyor
Geçiyorum karşısına aynanın
Şehirliyim, seviyorum aynayı
Uykuluyum yaratıyorum dünyayı..
Şehir oluyorum, yeşil kayboluyorum
Soluk alıyorum, hava alamıyorum
Seviyorum yine de şehri
Tatil olsam, köy olsam
Şehirli dostlarımı koynuma koysam
Bir kaç zaman eğleriz birbirimizi
Yerden yere vurarak şehirliligimizi
Uyuruz, uykuluyuz, yorulduk burada
Koşalım, ki koşmayi sevmem aslında
Gece her şehir güzeldir
Yarın gece şehirli olmaya koşalım dostlarım
Uyanalım..
sene 2008
beş (5)

-tat-
Bunu okurken içim kanayacak biliyorum
Kan,
Kekremsi bir hoşluğun tadı
Demir gibi bir sertliğin içinde
Acının adı.
-dokun-
Bütün huylarınla ve huysuzluğunla seviştim ben
Küstahlığınla ve huzursuzluğunla
Tanıklık ederken yarattığımız dünyanın doğum sancılarına
Ve ilk defa 'sen-ben' yerine 'biz' derken bile
Göbekten bağlıydık acılarına.
-duy-
Çıtırtın tanıdık
Gürültün varlık
Ve sesin hayatın ta kendisiyken
Anladığımız “o” dilde konuşurduk
İnlerken, dinlerken ve susarken
Tenin tenimde, aşkla tutuşurduk
Ben sesimi kaybettim
Al dilsizliğim senin.
-gör-
Bu başı olmayan oyunda
Sonsuza dek kör bir ebe
Sanma bu bir şikâyet,
Seni gözlerim kapalıyken görüyorum ben
Açarsam… Kıyamet…
-kokla-
Derin derin soluyorum havayı
Tamı tamına beşe bölüyorum dünyayı
Biri noksan
Var oluşuma sineceksin biliyorum
Kokunu da alıp gideceksin.
Başucumdasın ama uzak
Bir kol atımımdasın
Gövden inip çıkarken her soluk alıp verişinde
Ve ben tanrıya inancımı sorgularken
Varlığını bir armağan sayıp,
Benim dudaklarım sana değerken
Kalbim duracak sanıp.
Beş duyusuz kalmaz mıyım gidişinde…
sene 2008
Monday, May 05, 2008
Meyhane
“Bir kez daha içelim” diye bağırır ihtiyar,
Acılı bir şerefe dökülür gözlerinden
Titreyen eliyle kaldırır şarabını
Ve tüm kıyak dostları
İyice demlenirler gözlerinin buğusunda
Midesinden şikayet eder budalanın biri
“İki tek atmaya gelmiyor” der
Derken içeri bir kadın girer
Donmuş bakışlarını mıhladığı yerden ayıramayarak
“Yine terk edildim”
Özünde hileli bir aşk
Gözünde onun yansıması hüzün
“Herkese birer içki
artan yalnızlığımın şerefine.. ”
sene 2000 (sadece 16 iken)